Aziz okuyucular, bundan bir süre önce Amerikan Üniversiteleri ve Tenise değinen birkaç yazım olmuştu. Sokakta bile çevirip soran dahil, umulmaz bir geri dönüş oldu.
ABD Üniversiteleri başta basketbol ve tenis sporu olmak üzere önemli bir ikilem yaşıyor. Spor burslarının sınırlandırılması hatta bazı üniversitelerden kesilmesi söz konusu. Bunun içinde yatan ana sorun tabi ki Trump ile başlayan “Make Amerika Great Again” siyaseti. Bilhassa tenis için “bu burslardan en fazla Amerikalı olmayan transfer oyuncular yararlanıyor” görüşü ağır basıyor. İşin iyice içine eğildiğiniz zaman da gerçek payı da yok değil. İşte aşağıda konuyla ilgili etraflıca bir makale var. Gerek Google ve gerek AI tercümelerini biraz yapay ve yetersiz buluyorum. Dolayısıyla ful bir tenis bursunun da desteği ile tüm yaşantısını ABD’de kuran kızımdan da edindiklerimin ışığında, kendi dağarcığımdan da makaleye az bir şeyler kattım. İyi okumalar diliyorum. Hoşkalınız.
Bekir Emre
---------------------------------------------------------
Kolej tenisi ne kadar Amerikan olmalı?
ABD Kongresi, uluslararası sporcuları her üniversite kadrosunun yüzde 20'si ile sınırlamayı amaçlıyor. Ama ardından boşalan pozisyonları dolduracak Amerikalı oyuncu yoksunluğu önlerinde önemli bir ikilem olarak duruyor.
Nisan ayında, “Division I” tenisindeki Amerikan birinci sınıf öğrencileri hakkında bir yazı yazmıştım. Ora yazıda, 2005 yılında yaklaşık her on sporcudan yedisinin ABD'de doğduğunu belirtmiştim. Şimdilerde ise bu sayı her 10 kişide dört.
Beş ay sonra, konu Kongre'nin önünde. 14 Eylül'de, Temsilci Tim Walberg (R-Mich.) ve Senatör Jon Husted (R-Ohio), uluslararası sporcuları (yani ABD vatandaşı veya yeşil kart sahibi olmayanları) federal öğrenci yardımı alan herhangi bir okulda tüm üniversite kadrosunun yüzde 20'sine sınırlayacak olan “TEAM USA” Yasası'nı duyurdu.
John McEnroe’nun kardeşi olan Patrick McEnroe, iki gün sonra bir Temsilciler Meclisi alt komite oturumunda ifade verdi: "Bu üniversite tenisi ve Amerikan çocukları için hayaller ve fırsatlar yolculuğunu unutmaktır…Bu bir merdivenin basamaklarıdır…Basamaklar olmadan çocuklar nasıl çıksınlar…pes edeceklerdir."
“Burada tarafsız değilim. 2011'de Norveç'ten Baylor'a golf oynamak için geldim, ardından yedi yıl boyunca ABD'e üniversitelerinde golf-koçluğu yaptım. Henüz yasa hakkında kararımı vermedim. Yapabileceğim şey özümlemek: Eylül ayında, üniversitenin tenis ve golf kadrolarını her seviyede topladım ve yasanın önerilen sınırını onlarla karşılaştırdım.
Sonuç: “Yasa tasarısının kabulünde golf etkilenir, ama tenis için sonuç çok daha ağır olacaktır!”
TEAM USA Yasası kapsamında, herhangi bir okul, “Federal Öğrenci Burs Programlarında” (Pell Grants ve/veya Federal Öğrenci Kredileri) kalmak için tüm üniversite takımlarında azami % 20 uluslararası oyuncu bulundurmak zorundaydı. Yeni program kabul edilirse, 2029-30 akademik yılından itibaren yürürlüğe girecek. Draftta, zaten kadroda olan oyuncuların müktesep haklara sahip olmalarıyla ilgili bir şey bulamadım. Bu uygulanırsa geçiş daha zararsız olabilecektir.
Tenis için önemli olan sayı 10 oyuncu. “2025 House v. NCAA” anlaşmasının bir parçası olarak, “Division 1” erkek ve kadın tenis takım kadroları 2029'a kadar 10 oyuncu ile sınırlandırılacak (Ivy League okullar ve anlaşmadan vazgeçen diğerleri bu sınıra tabi tutulmayacak).
Bu sonbaharda, bir “Division 1” erkek takımı kadrosunda altı uluslararası oyuncu, kadın takımında ise beş oyuncu var. İşin en ilginç yanı 25 tane “Division 1” erkek takımı ile 28 kadın takımının kadrolarında şu anda ABD'de doğmuş kimse yok!
Her takımın 2026-27 kadrosunu yasanın 2029'da izin vereceği kadroyla ölçtüm. Kadro-limitli okullarda, erkek takımların yüzde 94'ünde ve kadın takımlarının yüzde 91'inde şu anda yasa geçerse bu yasağa takılacak kadar fazla uluslararası oyuncu var.
“Division 1” tenis kadrolarında çeşitli memleketlerin vatandaşı olan 2.506 uluslararası oyuncu sayıyorum. Yasa bugün uygulanıyor olsaydı bu çocukların 1.903'ü, yani yaklaşık dörtte üçü, takımlarının sınırını aştıklarından perişan olacaklardı! (Tabi ki bu şu an için sadece akademik bir çalışma…Çünkü yasa 2029'a kadar yürürlüğe girmeyecek ve o zamana kadar neredeyse hiçbir oyuncu okulda olmayacak. Yine de doldurulması zor bir boşluk olacak).
“Division 1” dışında NCAA’de kadro sınırı yok. Bu yüzden TEAM USA Yasası tümüyle uygulanır. Verilere göre 65 tane “Division 2” erkek takımı sınırın üzerinde. 84 kadın takımının 76'sı, 21 NAIA erkek takımının 18'i ve 35 NAIA kadın takımının 24'ü de aynı durumdadır! Atletik bursları olmayan “Division III”, çoğu takımın zaten bu standartlara uyduğu tek yer. “D3” erkek takımlarının sadece yüzde 42'si sınırın üzerinde, kadınlarda ise bu yüzde ancak %15.
McEnroe, koçların çoğunun kendisiyle aynı fikirde olduğunu söylüyor : "Tanıdığım birçok koç bunu kamuoyunda desteklemiyor çünkü işlerini kaybetmekten korkuyorlar".
Missouri State kadın antrenörü Austin Hale tam tersinde: "Henüz ‘Division 12’ tenis dünyasında uluslararası öğrenci-sporculara sınır koymayı kabul eden bir koçla konuşmadım" dedi. Endişesi Amerikan yetenek havuzu: "Özellikle “Power 4” dışındaki bir okulda, orta seviyede bile Amerikalı oyuncu bulmak inanılmaz derecede zor." Bu sonbahar kendi kadrosunda yer alan 10 oyuncudan dokuzu ABD doğumlu değil.
Intercollegiate Tennis Association (ITA) Mayıs ayında bir açıklama yaptı; İdaho eyaletinde yasama organları uluslararası bursları yüzde 10’la yasalaştırmayı araştırdı. ITA, "uluslararası öğrenci-sporcular olmadan, birçok programda tam kadro oluşturmanın imkansızlığından ve bu sınırlandırmanın mevcut federal ve eyalet yasa ve düzenlemelerine aykırı olacağına" dair görüş belirtti. Proje yasalaşmadı!
Wertheim, McEnroe'ya yönelik olarak: "Hukuki zorluklar bir yana, bariz çözüm bir limitlemedir… Ya takım başına belirli sayıda burs (belki iki) ya da okulun demografisiyle orantılı bir kadro."
Arkansas Eyaleti, Nisan ayı sonunda iki tenis programını da kaldırdı. Ama öyle şiddetli tepki aldılar ki kısa vadeli bağışçı fonlarıyla programları yeniden başlattılar. Associated Press'e göre, okul 2025 mali yılında iki takım için 2,5 milyon dolara yakın para harcadı. 2025-26 kadrolarındaki 9 erkeğin yedisi ve 11 kadının yedisi uluslararası öğrencilerdi.
Nisan ayında eski Stanford koçu Dick Gould'dan alıntı yaptım: "Eğer devlet ve kamu finansmanı alan bir devlet okuluysanız ve takımınız yüzde 70 uluslararası oyunculardan ibaretse, bu sporunuzu bariz bir hedef haline getiriyor."
İnsanların neden kısıtlamalara taraf olduğunu anlıyorum. Bir devlet üniversitesinde, takımlara destek veren paranın çok büyük bir kısmı Amerikan vergi mükelleflerinden geliyor. Bu paranın neden başka ülkelerin oyuncularının gelişmesi harcanması adil olmayan bir soru değil! Yasa tasarısının destekçileri bunun doğru olmadığını savunuyor. Bu yüzden bunu federal öğrenci yardımına bağladılar.
Antrenörlerin bu kısıtlamalarla yaşaması çok zor. Ülkedeki hemen hemen her kadro, baştan kurulmak zorunda kalacaktır. Ama işin en acı yanı kurulacak kadro için yeterince derin bir oyuncu havuzunun olmaması. Associated Press’in istatistikleri de bunu destekliyor: 2006'dan bu yana 12-17 yaş aralığındaki ABD’li çocuklar arasında tenise yönelenler %25 azaldı.
McEnroe'nun ortaya koyduğu gibi Amerikalı gençlerin kariyer planlamasında tenis daha az yer almaya başladı.
ABD'de koçluk yaparken, bir üniversitenin sportif yaklaşımlarının çocuğun hangi spora aday olacağında önemli rol oynadığını gördüm. Yaşlarına göre fiziksel olarak yaşıtlarından daha küçük ya da basketbol veya futbolda bir adım geride olan çocukların ebeveynlerinin, onları genellikle golfe yönlendirdiğine şahit oldum. Çünkü golf onları iyi bir üniversiteye sokabilirdi. Tenis aileleri seçkilerindeki üniversitedeki kadronun çoğunlukla yetenekli yabancı oyuncularla dolu olduğunu gördüklerinde, 14 yaşındaki zayıf çocuklarını başka bir spora yönlendiriyorlar..
Verilerim hangisinin öncelikli olduğunu gösteremiyor! Daha az Amerikalı öğrenci mi, yoksa daha fazla uluslararası transfer mi ? En doğrusu işin ortasını bulmak gibi geliyor bana. Ayrıca da, kadro yeri bir oyuncunun bizzat edindiği bir kazanç…Okulun Amerika'da olması nedeniyle illa varsayılan birine ait olmaması gerektiğine inanıyorum. 2011'de Norveçli bir golfçü olarak bu pozisyonlardan birini aldım. Dürüst olmak gerekirse, o zamanlar böyle bir kural olsaydı ne yapardım bilmiyorum.
Mikkel Bjerch-Andresen, Norveç'in Oslo kentinde bulunan bir spor veri analisti ve eski NCAA Division I golf antrenörüdür.
English