“TED Spor Kulübü, Türk Tenisinin Geleceği Olabilecek Bir Merkez”
Dünyaca ünlü tenis antrenörü ve akademi başkanı Federico Coppini, TED Spor Kulübü’nde akademi sporcularıyla bir araya geldi.
19 Ekim – 9 Kasım 2025 tarihleri arasında TED Spor Kulübü’nde sporcuların teknik, taktik, fiziksel ve mental gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla çalışmalar gerçekleştiren Coppini, bu süre zarfında uluslararası deneyim ve bilgi birikimini TED Tenis Akademisi sporcularıyla paylaştı. Modern antrenman yöntemleri ve profesyonel performans yönetimi konularında uygulamalı çalışmalar gerçekleştirdi.
Kamp çalışmaları sonrasında değerlendirmelerde bulunan İtalyan spor adamı, akademi yapılanmasından kort kalitesine, antrenör kadrosundan oyuncu potansiyeline kadar birçok detayı değerlendirdi. Coppini, TED Spor Kulübü’nü “Türk Tenisinin geleceği olabilecek bir merkez” olarak nitelendirirken, “Burada hem profesyonellik hem de tutkuyla yoğrulmuş bir tenis kültürü var” dedi.
“Genç sporcular teknik açıdan iyi hazırlanmış”
19 Ekim’den bu yana TED Spor Kulübü’nde hem çocuklar hem de genç sporcularla çalıştığını belirten Coppini, şunları söyledi:
“10 yaş altı, 12 yaş altı ve 14 yaş altı sporcular teknik açıdan oldukça iyi hazırlanmış durumda ve genel performans seviyeleri de gayet iyi. Bu durum, antrenörlerinin ortaya koyduğu kaliteli ve özverili çalışmanın bir yansıması. Öncelikle onların emeğini özellikle takdir etmek istiyorum.
Elbette bu gruplar içindeki en yetenekli oyuncuların, çok yakında daha özel ve bireyselleştirilmiş antrenman programlarına yönelmesi gerekecek — tabii hem çocukların hem de ailelerinin bu sürece gerçekten istekli ve kararlı olması koşuluyla.
Daha büyük yaş grubundaki sporcular biraz geride kalmış görünüyor. Ancak bu durum yetenek eksikliğinden kaynaklanmıyor. Asıl problem, çoğu zaman doğru teknik ve zihinsel rehberlik olmadan kendi başlarına antrenman yapmaları. Buna bir de fiziksel kondisyon eksikliği eklendiğinde, performansları doğrudan etkileniyor.”
“TED Spor Kulübü mükemmel tesislere sahip”
Türkiye’deki tenis altyapısından ve oyuncu potansiyelinden de bahseden Coppini:
“TED Spor Kulübü’ndeki tesisler gerçekten mükemmel — hatta olağanüstü diyebilirim. Antalya’daki tesisleri de ziyaret ettim, onlar da üst düzey standartlara sahip. Türkiye’nin tesis kalitesi açısından ne İtalya’ya ne de Avrupa’nın geri kalanına imrenecek bir yanı yok.
Altyapı anlamında gerekli tüm olanaklar zaten mevcut ve bu yapılar, üst düzey bir tenis projesini destekleyecek kapasitede.”
“TED ile çalışmak büyük bir keyif”
TED Spor Kulübü ile iş birliğini değerlendiren Coppini: “TED ile çalışmak gerçekten büyük bir keyif. Burada tutku, profesyonellik ve en önemlisi tenise duyulan gerçek bir sevgi var.
Bence TED’de, Türk tenisinin geleceğini hem genç yaş kategorilerinde hem de profesyonel ATP/WTA düzeyinde geliştirebilecek gerçek bir akademi kurmak için güçlü bir temel mevcut. Eğer bu ruhu koruyabilir ve hedeflerimizde aynı çizgide kalabilirsek, gerçekten anlamlı ve kalıcı bir yapı inşa edebiliriz.”
“Her detayın düşünüldüğü kusursuz bir turnuva”
Cumhuriyet haftasında düzenlenen 25. DenizBank Cumhuriyet Kızları Uluslararası Tenis Turnuvası’nı değerlendiren Coppini:
“Vay canına! Turnuva kusursuz bir şekilde organize edilmişti — her detayıyla mükemmeldi. Birçok sporcu ile konuştum, hepsi son derece mutluydu. Her şey büyük bir özen, profesyonellik ve tutkuyla yönetilmişti. Ne bir aksaklık, ne bir hata — sadece mükemmellik.
Gerçekten tebrikleri hak eden bir organizasyondu.”
Türk Tenisinin Gelişimi İçin Öneriler
Coppini, Türk Tenisinin gelişimi için yapılması gerekenleri şöyle anlattı:
“Şu anda iyi bir genç oyuncu temeli var, ancak bu oyuncuların birçoğu profesyonel seviyeye geçiş sürecinde kayboluyor. Burada ihtiyaç duyulan şey, net ve hedefe yönelik bir antrenman sistemi. İtalya’da uyguladığım modele benzer bir sistem, kısa sürede somut sonuçlar verebilir.
Türkiye’nin büyük bir avantajı var: Ülkede çok sayıda turnuva düzenleniyor ve İstanbul, uluslararası seyahat açısından önemli bir merkez. Başarı için gerekli tüm unsurlar burada mevcut.
Asıl zorluk ise bu uzun vadeli gelişim sürecine kendini adamaya istekli antrenörlerin az olması. Pek çoğu bireysel derslere ve kısa vadeli maddi kazançlara odaklanıyor. Ancak bir şampiyon yetiştirmek zaman, özveri ve vizyon gerektirir. Ne yazık ki bu süreçte harcanan emek çoğu zaman maddi olarak karşılığını bulmuyor.
Örnek vermek gerekirse, ben oyuncularımla sadece antrenman saatlerinde ilgilenmem. Mesajlarına cevap veririm, maçlardan önce ve sonra konuşurum, canlı yayınlardan performanslarını takip ederim, rakip analizi yaparım, maç videolarını izlerim, gözlem çalışmaları yaparım, eğitimlere katılırım ve diğer antrenörlerle fikir alışverişinde bulunurum. İşte gerçek bağlılık budur. Bu, sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir tutkudur. Ve o tutku farkı yaratan en önemli şeydir.”
“Antrenörlerin oyuncularla bağ kurması gerekiyor”
Coppini, Türkiye’deki tenis eğitiminde sık yapılan hatalara da dikkat çekti:
“En büyük hata, antrenörlerin oyuncularla duygusal bir bağ kurmaması. Çoğu zaman empati eksikliği var; oyuncuları birey olarak tanımak, anlamak için yeterli çaba harcanmıyor. Bu sadece Türkiye’ye özgü değil, İtalya’da ve birçok ülkede de görüyorum.
Bir antrenör, oyuncunun geçmişini, aile ortamını, duygusal tepkilerini ve olgunluk seviyesini mutlaka bilmeli. Herkes aynı hızda olgunlaşmaz. Sabır çok önemlidir — hem de çok fazla sabır. Hızlı sonuç peşinde koşmak gelişimi sağlamaz. Gerçek anlamda bir oyuncu yetiştirmek zaman, sabır ve anlayış gerektirir.”
Teniste Farklı Kariyer Olanakları
Son olarak Coppini, tenise ilgi duyan herkesin sporculuğun dışında antrenör, hakem, yönetici veya gazeteci olarak da bu branşın içinde yer bulabileceğini vurguladı:
“En önemli özellik kesinlikle merak. Öğrenmeyi sevmek ve konfor alanının dışına çıkmaktan keyif almak gerekiyor.
İster antrenör olun, ister menajer, ister tenis gazetecisi — oyuncuların gelişiminde gerekli olan aynı meraka sahip olmalısınız.
Merak, sizi daha iyi olmaya, daha donanımlı hale gelmeye ve yaptığınız işe tutkuyla bağlanmaya iter. Ne kadar çok merak ederseniz, o kadar çok öğrenir, gelişir ve bu sporun bir parçası haline gelirsiniz. Başarıyı getiren şey de budur.”
Federico Coppini
English