|
Röportaj & Söyleşiler
WİMBLEDON II
İNGİLİZ seyirciler dünyaya fevkalade bir zerafet ve sportmenlik dersi verdiler. 40 yıl sonra bir sporcunuz şampiyonluk ümidi taşıyacak ve siz rakibin puanını alkışlayacaksınız? Vallahi dünyanın başka bir yerinde stadı rakibinin başına yıkarlardı! NTV başta olmak üzere gerek sunucu kardeşimize ve gerek Ali Göreç’ e teşekkürler. İstatistiklerden yorumlara kadar mükemmel bir iş çıkardılar. Yerinde, sıcak ve ilgi çeken yorumlar, yer yer alıntılar ve izleyiciyi sıkmayan istatistikler. Ama Ali ve Engin Kratzer hariç diğer yorumcularımıza ufak bir önerimiz var. Türkçe çok güzel bir dildir. Lütfen o güzel dilimizi öğrensinler. Gençleri eğitmeyi meslek edinmiş, Ulusal Takım antrenörlüğü yapmış kişilere dilimizi bilmemek yakışmıyor. Bir de büyük laflar söylemeye çalışırsanız izleyici de garip bir izlenim kalıyor. Örneğin insanlar için ancak “oyuna konsantre değil” diyebilirsiniz. Burada da bozulan ya da ulaşılamayan “konsantrasyon”dur… Kişilerin, “konsantresi” olmaz “konsantrasyonu” olur. “Konsantresi” olan örneğin meyve suyu veya deterjandır. “Elastik” olabilen cansız varlıklardır. Tenisçiler birer insan yani “canlı” olarak ancak “esnek” olabilirler. Galipken “risk alındığına” pek rastlamış değiliz. Ama en azından gramatik olarak yanlış değil. Hoşçakalınız. Bekir Emre -Tenis Dünyası- Tüm Röportaj ve Söyleşiler >>> |
|||||||||
|
||||||||||