TED OPEN VE KULÜP SEVGİSİ

TED Şampiyon

 
Röportaj & Söyleşiler
“Kâbe mi Sirk mi ?”



1) Wimbledon ve US Open arasında ne fark var? Bu iki yerde sporcu neler hissediyor? Biri Kâbe diğeri ise bir sirk mi?

Benim için ikisinin de yeri çok özel. İlk oynadığım Grand Slam ana tablosu US Open olduğu icin tabii ki çok şey ifade ediyor. Wimbledon ise bu sene 3.tur oynadığım dünyanın ilk 16 takımına girdigim yer, o yüzden onun da yeri cok farklı.. Biri Kabe, diğeri sirk diyemem . Ama bu benim düşüncem. Ben her ikisinde de kendimi harika hissediyorum..

2) US Open’da Serena Williams olayı hakkında ne düşünüyorsun? Senin başına gelseydi nasıl davranırdın? Kural kural mıdır yoksa çizgi hakeminin kararı abartılı/yersiz olarak nitelendirilebilir mi?

Tabii ki örnek bir sporcu olarak Serena’nın çizgi hakemine davranışını doğru bulmuyorum. Ancak daha sonrasında basın bülteni aracılığıyla dilediği özürü ve kendi açıklamasını da gayet profesyonel ve samimi buldum. Kural tabii ki kuraldır ancak maç boyunca eğer ayak hatası verilmemişse, 5/7 4/5 ve 15/30 ikinci serviste ilk kez verilmesi biraz yersiz diye düşünüyorum

3) Tenis hakikaten iddia edildiği kadar “temiz” bir spor camiası mı? Örneğin “lezbiyen” tercihler ve ilişkiler yıllarca bu camiada “yok farzedildi”! Bilhassa “Navratilova” medeni cesaret göstermeseydi belki de hala böyle sanılacaktı ! Şimdi de “Doping ve “kokain”de acaba WTA/ATP içerisinde saklanılıyor veya yok mu farzediliyor?

Her tarzda insan, her türlü tercih her camiada tabii ki var. Ben insanların gerek sporcu olsun gerek sanatçı olsun kendi tercihlerine saygı duyulması gerektigine inanıyorum. Kendi işlerini iyi yaptıktan sonra özel hayatlarını nasıl yaşamak istedikleri beni pek ilgilendirmiyor açıkcası.
Doping ise çok uzun bir sekilde tartışılabilir bir konu. Ne yazik ki her sporda zaman zaman sporcular doping kullanıyorlar ve yakalanan sporcuların sayısı gün geçtikçe artıyor. WTA artık belli dünya sıralamasına ulaşmış sporcularının sürekli internet aracılığı ile her gün hangi şehirde olduğunu girdigi bir sistem kurdu ki artik turnuva zamanı dışında da bizleri kontrol edebilsin. Ben bunun sporcular açısından zaman zaman zor olsa da iyi bir sistem olduğunu düşünüyorum.

4) Turnuvalarda yerine göre bazı oyuncular idarî (fikstür, schedule) veya saha içerisinde (hakem kararları) kayırılıyor mu? Nasıl?

Fikstürlerde hele de benim oynadığım seviyelerde haksızlık yapılması imkansiz. Tabii ki maç programları özellikle de TV saatlerine göre yapıldığı için yayınlayan kuruluşun tercihleri etkili oluyor. Onlar daha popüer sporcuları yayınlamak istedikleri için populer oyuncular daha güzel kortlarda ve gece maçları oynuyorlar ki bunlar seyirci çokluğunda oynaması çok daha keyifli maçlar..
Hakem kararlarının taraflı olup olmadığını ispat etmek ise mümkün değil ama genel olarak yapılan hataların insani olduğunu kasti olmadığını düşünüyorum. Tabii ki bazen insani de olsa yeri ve zamanlaması maçı etkiliyor.

5) Neden başta Arjantin olma üzere Güney Amerika adeta bir yıldız kaynağı ?
Aynı olguyu İspanya için de söyleyebilir misiniz?

???

6) Yıldız yatağı olan bir Fransa, Çekoslovakya, İsveç ve hatta Almanya’ya
ne oldu?

???

7) Erkek ve Kadın tenisi arasındaki kalite farkı büyümeye başladı. Neden ?

- ???

Kadın tenisinin gözle görülen bir duraklaması hatta belki de gerilemesini gözlemlememiş olmana inanamıyorum. Ki bunu Navratilova’dan McEnroe’ya kadar çeşitli insanlar ifade ediyorlar. Tenisi bırakıp emekliye ayrıldığını söyleyenler canları sıkılınca dönüp US Open kazanabiliyorlarsa bunun tartışılacak bir yana olamaz. Ancak ki soruyu kariyerin için sakıncalı görüp yanıtlayamıyorsan başka...

Ben bu konuda biraz farklı düşünüyorum. Tenisi bırakıp emekliye ayrilmiş derken kastettiğiniz kişi Clijsters ile, kendim tanıdığım için biliyorum ki evlenip hamile kaldığı için tenisi bırakmıştı. US Open boyunca oynadığı tenis bence gayet yüksek seviyedeydi. Ben şampiyonluğunu kadın tenisinin gerilemesine değil kendi azmine ve başarısına bağlıyorum.

8) Teniste tekrar çıkışa geçen ABD’nin duraksaması ve Rusların başarısızlığı sence tenis endüstrisini etkileyecek mi?

Bence Ruslar hala başarılı. İlk 50’ye baktığımızda bayanlarda cok fazla sayıda Rus tenisci var. ABD ise bu sene gördüğümüz gibi. Oudin tarzı genç oyunculara sahipler .Tabii ki burdaki soru ABD’li Williams’lar tenisi bıraktığında ne yapıcaksa, bunun cevabını ben de bilmiyorum. Beraber göreceğiz. Tenis sektörünün kısa vadede zarar göreceğini düşünmüyorum.

9) Aile görgüsü ve genel kültür yetersizliğinden kulüp/federasyon/genel müdürlük/spor politikası ile ilintili eksiklikler ve kavruk çekişmelere varan çeşitli nedenleri bir yana bırakırsak 20 yıldır kulüp tenisinin sadece belirli bir yaşa/olgunluğa kadar geçerli olduğunu, uluslararası başarı için (ülkemizde bu çapta ve deneyimde bir antrenör olmadığından) örneğin Brad Gilbert, Peter Lundgren gibi saygın birisinin koordinatörlüğünde merkezi bir “yetiştirme akademisi” gerektiğini iddia eder dururum. Ne dersin ?

Sadece bu saydığınız isimlerin gelmesiyle Türk Tenisinin cok ilerleyeceğini düşünmüyorum. Tenisin bir sistem işi olduğuna inanıyorum. Önemli olan o sistemi yaratabilmek. Bunun için de bir çok şeyin bir araya gelmesi gerek. Yani yukarıda saydığınız bir çok şeyin düzene girmesi gerek. Düzen böyleyken dünya çapında bir antrenörü Türkiye’ye getirmek ne kadar faydalı olur tartışılır bir konu. Ben Türkiye’den tenisçi çıkabileceğine inanıyorum. Gerekli ve olması gereken sistemi 10 yıldır yaşıyorum ve şu an benden daha çok yaşamıs biri olduğuna inanmıyorum .Bu yüzden de birgün eğer oyuncu yetişirmek istersem bunu çok iyi yapacağıma inaniyorum.

10) Basından senin zaman zaman sponsorsuz oldugun donemleri biliyoruz? Oyuncuları bırak ülkenin teniste en büyük organizasyonları bile “İsim Sponsoru” olacak kurumların eksikliğini hissediyor. Sence neden Mercedes, BNP, Sony, Chase gibi bir sponsor Türkiye’de çıkmıyor? Bunu hep yıldız eksikline bağlıyorlar. Ama Almanya’da Mercedes olmasaydı Becker ortaya çıkmayacaktı ? Fransa’da BNP reklamı yıllarca kuru kortları sulayan bir bahçıvanın beyanatıydı : “bu çorak (!) toprağı yıllardır suluyorum...ama bıkmayacağım” mealindeydi !

Niye çıkmadığını ben de bilmiyorum açıkçası. Ama biliyorum ki bir tane firma yürekli davransa ve uzun vadeli destek olsa, başarı geldikten sonra devami gelecektir. Ufak ufak başlayan firmaları küstürmemek kullanmak amacli gormemek gerek ki devamı gelsin. Toplum olarak ilk olmaktan korkuyoruz. Eminim ki 1-2 örnekten sonra firmalar sporcuların peşinde koşacaklar. Bu 1-2 örneği yakalamak gerek.

11) Şimdilerde spor sahalarını “arena” sporcuları da birer “gladyatör” olarak adlandıranlara verilecek bir yanıtın var mı? Etik midir hoş mudur tenisçilerin “gladyatör” olarak adlandırılmaları ?

Gerçekten ben bu şekilde kullanıldığını görmedim ve duymadım bu yüzden bunu soyleyenlere sormak gerek. Hic bir fikrim yok.

12) Çift oynamak oyuncuda neleri geliştiriyor ? Sabir, zeka, empati…

Siz cevaplamişsiniz zaten. Sabır teklerde de çok önemli tabii ki ama çiftlerde hem kendi adınıza hem de yanınızdaki partneriniz adına sabırlı olmak zorundasınız. Sanırım bu yüzden olsa gerek ben teniste tüm sabrımı harcadığım icin özel hayatımda sabırsızım. Herşey hemen oluversin hallolsun istiyorum. Zeka ve empati ise çiftler icin mutlaka sahip olunması gereken özellikler..

Son soruyu kendisinin üretmesini istedik !

13) Kendinle ilgili en sevdigin 3 ozelligin nedir:

Kocaman kalbim, dürüstlüğüm, güvenilirliğim




Tüm Röportaj ve Söyleşiler >>>

Copyright © 2008 TEDCLUB
 Performans Tenisi
 Veteran Tenisi
 Performans Eskrimi
 Veteran Eskrimi
 Tenis
 Eskrim
 Dağcılık
 Basketbol
 Masa Tenisi
 Tenis
 Eskrim
 Dağcılık
 Basketbol
 Masa Tenisi